عضو شوید



:: فراموشی رمز عبور؟

عضویت سریع

Sitime Hoş Gelmisiniz

آمار مطالب

:: کل مطالب : 838
:: کل نظرات : 213

آمار کاربران

:: افراد آنلاین : 0
:: تعداد اعضا : 18

کاربران آنلاین


آمار بازدید

:: بازدید امروز : 1
:: باردید دیروز : 6
:: بازدید هفته : 59
:: بازدید ماه : 834
:: بازدید سال : 2570
:: بازدید کلی : 2570

RSS

Powered By
loxblog.Com

Shahin Jamshidpour Ft Fariborz Khatami-Ya Huseyin
دوشنبه 27 مهر 1394 ساعت 22:51 | بازدید : 4194 | نوشته ‌شده به دست mp3ler | ( نظرات 0 )


Indir|Yukle|Download


|
امتیاز مطلب : 0
|
تعداد امتیازدهندگان : 0
|
مجموع امتیاز : 0
Shahin Jamshidpour Ft Fariborz Khatami-Toysiz Galin
دوشنبه 27 مهر 1394 ساعت 21:10 | بازدید : 4126 | نوشته ‌شده به دست mp3ler | ( نظرات 0 )


Indir|Yukle|Download

 

Mersiye


|
امتیاز مطلب : 0
|
تعداد امتیازدهندگان : 0
|
مجموع امتیاز : 0
Aşk, Kapıyı Çalmış
دوشنبه 27 مهر 1394 ساعت 20:44 | بازدید : 4144 | نوشته ‌شده به دست mp3ler | ( نظرات 0 )


AŞK, kapıyı çalmış. Gören, hemen aşık olmuş. Kalpten kalbe gezmiş sevgiler. Kalbe girmeyi başarmış da AŞK, kalpte kalmayı bir türlü başaramamış

Kimi güle, kimi bülbüle, kimi de sevdiğine aşık olmuş ya da aşık olduğunu sanmış. Anlayacağınız AŞK, hangi kalbe girse bir türlü huzur bulamamış. AŞK, bu ya; ne yapacağını şaşırmış.

AŞK, eşini arıyormuş. Aşık olmak istiyormuş.Sevmekten çok korkuyormuş. AŞK, o kadar güzel olduğu halde herkes onu yanlış anlıyormuş. AŞK, ne zaman birini sevse; insanlar onu acı çektirmek için kullanıyormuş.

AŞK, birgün dayanamamış ve avazı çıktığı kadar bağırmaya başlamış: "Yeter artık, dayanamıyorum! Sığdıramayacaksanız beni yüreğinize, bırakın öleyim. Ya da adam gibi sevecekseniz sevin beni, ben de sizi seveyim!" demiş. Ve gitmiş


|
امتیاز مطلب : 0
|
تعداد امتیازدهندگان : 0
|
مجموع امتیاز : 0
Kendine Aşık Etme Büyüsü
دوشنبه 27 مهر 1394 ساعت 20:36 | بازدید : 4320 | نوشته ‌شده به دست mp3ler | ( نظرات 0 )


Gönül çalamazsan aşkın sazını
Ne perdeye dokun ne teli incit
Eğer çekemezsen gülün nazını
Ne dikene dokun ne gülü incit

Bülbülü dinle ki gelesin coşa
Karganın namesi gider mi hoşa
Meyvesiz ağacı sallama boşa
Ne yaprağını dök ne dalı incit

Bekle dost kapısın sadık dost isen
Gönüller tamir et ehli dil isen
Sevda sahrasında Mecnûn değilsen
Ne Leyla'yı çağır ne çölü incit

Rızaya razı ol hakka kailsen
Ara bul mürşidi müşkülde isen
Hakikat şehrine yolcu değilsen
Ne yolcuyu eğle ne yolu incit

Gel haktan ayrılma hakkı seversen
Nefsini ıslah et er oğlu ersen
Hüdai incinir inciden versen
Ne kimseden incin ne eli incit...»

Herhalde ilk insanın yaratılışından beri sorunudur aşk. Bir kadının ve bir erkeğin kalplerini birbirlerine emanet etmeleri. «Al, sana kalbimi veriyorum; ömür boyu sakla onu... Sana kalbimi EMANET EDİYORUM. Hiç incitme onu...» Ama aşk bu; incitir. Her şey gibi tükenir aşklar da ve tükendiği gibi iki aşığı da tüketir. Yıpratır, eskitir... Bazen, nefrete dönüşür. Oysa nefret de aşkın bir halidir.

Herkes, sevmek ve sevilmek ister. En doğal hakkıdır çünkü. Ama unutur bazen; aşkın bir hediye ve sadece iki kalpte büyüyebilen bir gül fidanı olduğunu... Bazen, yeşermez aşk, her iki gönülde de. Karşılık bulamaz, gönlünün teline... Ya reddedilmiş ve incitilmiştir... Ya da reddedilip de incitileceğinden korkmuş, ona hiç söyleyememiştir... İçini yer yer durur, gizli sevdalar... O da sevsin der, o da sevsin. Benim onu sevdiğim gibi o da sevsin. Ama unutur bazen, vefaların bir yalan olduğunu...

Oysa aşkın kendisi bir hediyedir. İster sevgiliyle, ister onsuz... İster acı çekerek, isterse sevgilinin kollarında... Ama hep bir hediyedir; sevilmeden ona aşık olabilmek bile... Çektiği özlemlerden, cefalardan o gül yüzlü sevgilinin hiç haberi olmasa bile... Sevilen öyle zalim, öyle zalim olsa bile


|
امتیاز مطلب : 0
|
تعداد امتیازدهندگان : 0
|
مجموع امتیاز : 0
Aşk Sözleri
دوشنبه 27 مهر 1394 ساعت 20:22 | بازدید : 4880 | نوشته ‌شده به دست mp3ler | ( نظرات 0 )


Aşk… Bir hayal… Ayaklarının yerden kesilip hiç ulaşamayacağın yüksekliğin zirvesini keşfetmek. Ulaşabildiğin en yüksek yerden kuşbakışı bakmak âleme, en ufak ayrıntıya takılmadan… Sonra uzanmak, erişemediğin gizli kalmış köşelerden tek tek toplamak zamanı en ince ayrıntısına kadar…

Aşk… Sessizlik bazen…  Sana söylenmemiş saklı kalmış kelimelerin canlanışı… Hayat bulması hislerinin… Dinlemek, güzeldir en derinden sana seslenen sesin en ince nâğmelerini… Tanımadığın, yabancı gelen sözcüklerin saf saf dizilişidir sessizliğin melek kanatlarına… Ve yalnız olmadığını anlamandır en büyük sessizlikte bile…

Aşk… Duygudur…  Katı kurallarımızın,göstermediğimiz en zayıf noktalarımızın taşa dönüşmüş hayat belirtilerimizin tek dokunuşta bir ipeğe dönüşmesidir…  Zordur ipeğe dönüşmek, içinde canlı kalmış kısımların yanarken ve bir ölümden bir başka yaşam doğarken o mûcizeyi izlemektir… Ve sonra sarılmaktır yumuşak dokunuşuna beyazın…

Aşk… Kelimedir bazen…  Sihirli kalem olur ellerinizde, yazar benliğinize şiir olmuş hislerinizi…  Ve bir gezintiye çıkarsınız hiç bilmediğiniz yanınızda. Kelimeler, yoldaşınız olmuştur. Sakin bir nehirde sal… Kaleminizde ses… Yüreğiniz lâl… En bilmediğiniz yanınızı dinlersiniz keşfettiğiniz her hücrenizde… Ve bir Evliyâ Çelebi'sinizdir… Seyahatnâmenizde…

Aşk… Bir bebektir… Saf…  Ne zaman doğacağını bilmeden karanlık; ama huzurlu yerde doğuşu beklemektir gün ışığına…  İlk sancısıdır… Bilmeden acı vermelerin… Ve sonra doğması, şekillenmesi ve büyümesidir güvenli ellerde… Mâsumiyettir… Mâsumiyeti bilene…

 

Aşk… Kitaptır…  Hiç ummadığınız bir anda karşınıza çıkan…  Okumayı sevdirir önce size. Hikâyesinde kendinizi bulduğunuz bir geçmiş taşır… Belki de geleceğinizi gördüğünüz ve sizi sürükleyen bir mâcerâ olur bitmesini istemediğiniz… Tek tek okuduğunuz bir yapraktır. Acaba dersiniz… Acaba… Sonu nasıl biter?Bu sorularla okursunuz en başta şekillenmiş kaderinizi… Çok sevdiyseniz, özenle saklarsınız gönül kitaplığınızda… Son yaprağı okumadan bitmesini istemezseniz…

Aşk… Tebessümdür aslında…  Gözlerde ışık olur saklayamadığınız…  Yalnız odanızda aklınıza gelen, tek kelimesinde tebessümü dudaklarınıza yerleştiren bir büyüdür; en sert ifâdenizde yüzünüze şekil veren… Duygularınızın kelebeğe dönüşüp etrafınızı saran bir çiçek bahçesinde o tebessümü verene koşmaktır yalın ayak… Hiç düşünmeden yarın öleceğinizi…

Aşk… Bir yıldızdır…  En karanlık gecelerinizde sizi aynı noktada buluşturan ışıktır gökyüzünde. Bir çift göz olursunuz tek bir yıldızın hedefinde… En parlak yıldızdan izlersiniz size anlatılmak isteneni… Yüreğinize akan ışık huzmesinde…

Aşk… Keşiftir aslında…  Ne güzeldir bilinmezin keşfi ilerlediğiniz yolda nelerin sizi beklediğini bilmeden…  Bir "Burak" atı olur yüreğiniz; alır sizi üzerine... Hiç tanımadığınız beldelerde başlamıştır gizemli keşfiniz… Rüzgâr olur, bulut olur, bâzen fırtınalardan geçersiniz… Ne güzeldir başladığınız yere dönmemeleriniz…

Aşk… Güneştir… Sıcacık…  Soğuktan titreyişlerinde ısındığınız...Bâzen de eritmesinden korktuğunuz kış yanınızı…  Bir çift gözdedir bâzen güneş… Bakmaktan korktuğunuz… En uzak noktada da olsa dünyanızın her taraftan sıcaklığını duyduğunuz… Ve bir kez girdi mi gönül pencerenizden, yavaş yavaş aralamanızdır perdelerinizi… Sonsuza dek…

Aşk… Mucizedir… Yalın…  İlahi kattan gelen hediyedir hayatımıza değerini biliyorsak…  Bu yüzden kalpte değilmidir aşk… Yaradandan başkasının görmediği... Aşk korkmak değil aslında… Sana sunulanı sahiplenmek inandığının peşinden gitmek…  İki kaderin kesiştiği en zor yol olsa bile inanmaktır en inanılmaza bile… İşte mucize…

Aşk… Sabırdır deneyen…  En ağır sınavdır aşk… Size bir soru sorar hayat… Gerçekten seviyor musun? Evet dersen, başlar kısır döngü içinde siz ve düşünceleriniz bocalamaya… Bilmediğiniz her şeyi öğreten hayat okuludur aşk… Öğrendikçe büyür, büyüdükçe gelişir ve anlarsınız üç harflik bir kelimede sonsuz bir yaşam gizlendiğini…

«AŞK, TÜM ANLAMSIZLIĞIN İÇİNDE ANLAMI YAKALAMAKTIR!»


|
امتیاز مطلب : 0
|
تعداد امتیازدهندگان : 0
|
مجموع امتیاز : 0
Aşk Sözleri
دوشنبه 27 مهر 1394 ساعت 19:31 | بازدید : 4732 | نوشته ‌شده به دست mp3ler | ( نظرات 0 )


Dünyada iki renk gül olsun. Biri kırmızı, diğeri beyaz... Sen beni unutursan, kırmızılar solsun. Ben seni unutursam, beyazlar kefenim olsun

.


|
امتیاز مطلب : 0
|
تعداد امتیازدهندگان : 0
|
مجموع امتیاز : 0
Aşk, Kör Olmak Mıdır?
یکشنبه 26 مهر 1394 ساعت 21:07 | بازدید : 5155 | نوشته ‌شده به دست mp3ler | ( نظرات 0 )


 

"Aşkın gözü kördür." derler... Hep merak etmişimdir; peki aşkın tek gözü mü vardır? Hadi biri hayâli görüyor, öteki neden gerçeğe kapalıdır? Sıkça duyduğumuz sözdür;

"Sen artık benim sevdiğim kişi değilsin. Çok değiştin. Başlarda böyle miydin? Her şey, ne kadar güzeldi..."

Yooo, aslında o hep aynı kişiydi; ama sen, görmek istemedin.

Karşımızdaki insan, ne kadar kendini kamufle ederse etsin, asıl kişiliğine dair işaretler verir yine de... Ama sevdiğimizi kaybetme korkusu, bizi bu işaretlere karşı körleştirir. Çünkü gerçekleri görmek, ondan vazgeçme noktasına getirebilir ve bunu görmek istemediğimiz için atarız. Bu sevimsiz ayrıntıları karanlıkların içine ve erteleriz

"Ben, nasıl olsa onu değiştiririm."

gibi safça düşüncelerle kendimizi kandırırız. Her bir yanlış hareketini kendimizce bulduğumuz mâsum bahanelerin içerisine saklarız.

"Aslında o, çok iyi bir insan; ama bunu gösteremiyor..."

Nasıl yani? Peki sana göstermediği sevgiyi nereden bileceksin ki? Ne yazık ki bâzen, asılsız dayanaklarla sadece çevremize değil sevdiğimiz kişiyi kendisine karşı bile savunduğumuz olur ve gerçekleri görüp kabullenmeye başladığımızda iş işten geçmiştir artık. O zaman da zannederiz ki değişti. Hayır! Sen, sadece kendinden bile sakladığın gerçekler su yüzüne çıkınca, ne büyük bir aldanma yaşadığını anladın...

Bir de ne olduğunu bilerek, sevdiğiniz insanları kimi zaman toplumsal, kimi zaman da aile baskısı sebebi ile farklı görmeye başlarsınız. Artık senin sevdiğin değil, toplumun ve ailenin onaylamadığı bir insandır ve sırf bu yüzden çok korkakça bir davranış sergilersin. Sahip çıkmak yerine sen de arkanı dönersin. Neden peki? Kalbine buyur ederken nasıl bir insan olduğunu göremeyecek kadar kör müydün? Ya da kimin gözü ile görüyordun?

 

En akıl almazı ve hakikaten anlamakta zorlandığım ve günümüz gençlerinde sıkça gördüğüm, hakarete hatta şiddete varan ve aralarında bağlayıcı hiçbir unsur olmadığı halde bunları sevgi adına aşk adına sineye çekenler... Bu nasıl bir körlük! Görmüyor musun? Kaza, geliyorum diyor... Neymiş, eğer yeterli sabrı gösterirse zamanla düzelirmiş... Halbuki zaman, bunun böyle olmayacağını derin izler bırakarak sana öğretiyor... Etrafını kuşatan sis perdesi kalktığında, seni saran sıcaklığın aslında yakıcı bir cehennem ateşi olduğunu fark ediyorsun. Ya çekip gidecek kadar vazgeçiyorsun veya verilen emeğe hürmeten sonsuz bir suskunluğa bürünüyorsun. Sessiz sessiz yanıyorsun gıkın çıkmadan. Zamanında gözünü kapadığın gerçekler, artık hayatının vazgeçilmez acılarına dönüştüğünde elini kolunu bağlayan görünmez bağlar, çözülmez kördüğümler haline geliyor. Bu sebepten de, çevremizde zamanından önce yıpranmış çökmüş insanlar az mıdır...

Ne kadar eleştirirsek eleştirelim, çoğumuzun gözü kör olur sevince. Yapılan hiçbir uyarıyı dikkate almayız. Zannederiz ki bütün dünya, bize karşı... Sonrasında ise kendi kedimizi yargılarız "Nasıl bu kadar kör oldum, nasıl gerçek yüzünü göremedim." diye...

Aşk, kör olmak mıdır? Elbette ki hayır... Ama kesinlikle görmeyi engelleyen ya da bir çeşit illüzyon yaşatan bir duygu olduğu da su götürmez bir gerçektir. Belki de onu vazgeçilemeyecek kadar çekici yapan kısmı, sevgiyi etrafımızdaki olanı biteni gerçek şekilde algılamamızı engelleyen çok kuvvetli bir uyuşturucu haline getirmesidir... Kim bilir? Yaşayan bilir...


|
امتیاز مطلب : 0
|
تعداد امتیازدهندگان : 0
|
مجموع امتیاز : 0
Ömür Kervânı
یکشنبه 26 مهر 1394 ساعت 20:50 | بازدید : 4281 | نوشته ‌شده به دست mp3ler | ( نظرات 0 )


 Derdim türlü türlü, yoktur ilacım
Hiçbir türlü bulamadım dermanı
Bir dost bulup dem sürmekti amacım
Gam-kasâvet çevreledi her yanı

... Kalemi kırılsın bunu yazanın
Söyler söyler derdi bitmez ozanın
Çağır-bağır; emir onun, söz onun
Yazan katip böyle yazmış fermânı

Bir bahtı karayım gülmedi yüzüm
Neşeli görünür, kan ağlar özüm
Kış misâli geçti baharım-yazım
Kaldırmadı başımdaki dumanı

Dünya dedikleri bir büyük handır
Veysel durmaz ağlar bunca zamandır
Az yaşar, çok yaşar sonu virândır
Birgün göçüm çeker ömür kervanı

 

Şiir: Âşık Veysel Şatıroğlu


|
امتیاز مطلب : 0
|
تعداد امتیازدهندگان : 0
|
مجموع امتیاز : 0
Aşkim
شنبه 25 مهر 1394 ساعت 21:53 | بازدید : 4340 | نوشته ‌شده به دست mp3ler | ( نظرات 0 )


Sana olan Aşkım öyle bir duygu ki
En mutsuz anımda bile
Bir mücize ile varlığını hissettiriyor
Ne kadar karşı koysamda
Sana olan aşkım tükenmiyor
Cünki ben başkasının olanı istemiyorum.

Sadece Yüreğimin çığlığına kulak veriyorum
Yolumu kayıp etmedim, başka yüreğin kapısını çalmadım
Cünkü biliyorum yüreğim yüreğinde yeşerir
Biliyorum cünkü sabretmekle Aşkımız yeniden dirilcektir
Bir defa su yüzüne çıktı Aşk, Bütün engelleri aşacaktır
Aklın karanlığına rağmen, Yüreğimi aydınlatan yol bu
Yani Aşkın sonsuzluğa giden yolu… Sensin Aşkım


|
امتیاز مطلب : 0
|
تعداد امتیازدهندگان : 0
|
مجموع امتیاز : 0
Nə Üçün?
جمعه 24 مهر 1394 ساعت 20:46 | بازدید : 4426 | نوشته ‌شده به دست mp3ler | ( نظرات 0 )

 


Nə üçün? Həyat belə gəribədir

Nə üçün? Həsrət çəkənlərin çoxu dəlidir Nə üçün?i

Sənin üçün və səni sən olduğun üçün çox sevdim

Nə üçün? Sevgilim bu ayriliq sadəcə mənim üçün

 

!


|
امتیاز مطلب : 0
|
تعداد امتیازدهندگان : 0
|
مجموع امتیاز : 0

💬 نظرات کاربران
💬ثبت نام کاربران
💬ورود کاربران